Camın Yapısı
Camın temel özelliği silistir. Ve camın yapısında yarıdan daha fazla
miktarda bulunmaktadır. Cam yapımında sadece kum kullanılırsa, soda
kolay bir şekilde erimez, suya dayanıklı ve sağlam bir camın
yapılması için kalker eklenmesi gerekirdi.Ayrıca kırık cam kaplar
füzyon için genellikle ısıyı düşürmek amacıyla bu karışıma eklenirdi.
Cam için yapılan en iyi tanım, ısıtıldığı zaman yüksek derecede
akıcılık kazanan ,akıtıldıkça soğudukça katılaşan.en sonunda da
durgunlaşan inorganik bir sistem tanımlamasıdır. Cam elle tutuldukça
sert ve durgun bir etki yapar.sert bir yere vurulunca kırılması,
soğumuş ve durgunlaşmış bir camın özelliğidir.Yüksek ısıda ise bu
özellikler değişir.Cam önce yumuşayıp akıcılık kazanır,yeterli ısı
sağlanınca da su gibi akar.Ancak onu diğer maddelerden ayıran en
önemli özelliği erime noktası değil yumuşama noktası olmasıdır.İşte
bu en öneli özelliği nedeniyle camın içinde bulunduğu ortam ısısı
arttırılırsa gittikçe daha çok sıvılaşır ve akıcılık kazanır.Açıkça
görüleceği gibi bu durumu,camın çok değişik yöntemlerle
biçimlendirmeye, üfleyerek şişirmeye elverişli olan noktasıdır.
Eritilmiş
bir cam karışımı, yavaşça soğuduğunda derece derece akışkanlığı
azalarak donmuş sert bir hale ulaşır.Eğer soğuma çok hızlı olursa
silikotlar hassaslaşarak kristalize olurlar.cam üretiminde bu konu
çok önemlidir.İdeal olanı, malzemenin potalarda yavaşça ısıtıldığı
gibi, yavaşça soğutulmasıdır.Camda kesin bir erime noktası
yoktur.Isıtma sırasında soda camları derece derece yumuşayarak
yaklaşık 1000 C. de akışkan hale gelir. Genellikle normal cam terimi
Silis, Soda ve kalker karışımından oluşan cam için kullanılır. Daha
yumuşak, ağır, parlak, erime noktası düşük olan ve içinde kurşun
oksit bulunan cama kristal denir. Bu tür karışım camı biraz
ağırlaştırır,ona parlak ve saydam bir görünüm verir.
Günümüzde
Normal-cam için; %72 silis , % 15 soda , % 13 kalker
Kristal cam için ;
% 48 silis , % 24 potast soda , % 28 kurşun oksit kullanılır.
Camın Renk OluSumu
Yapım işlemi sırasında, henüz cam hamurun katılan bazı maddeler
oranlarına bağlı olarak faklı tonlarda renk verirler. Bu
renklendirme aşamasında kullanılan maddeler
şunlardı:
Altın =¬> Pembe,Kırmızı
Gümüş => Sarı
Bakır =>Yeşil, Mavi,
Demir =>Yeşil,Mavi,Sarı
Kobalt => Koyu-Açık mavi
Magnezyum => Mor -Eflatun
Çinko => Beyaz Opal
Bu maddelerin kullanılmasında ekonomik etkenler ön plandadır.Bu
bağlamda pahalı madenler ( altın- gümüş gibi) daha çok özel
kullanıma yönelik objelerde, ucuz madenler ise günlük kullanıma
yönelik eşyalarda renklendirici olarak olarak tercih
edilmiştir.Buradan da anlaşıldığı gibi cam üretimini madenlerle
yakın bir ilişkisi vardır.Dolayısıyla cam üretiminin yoğun olduğu
bölgelerde maden ocakları karşımıza çıkar.
Bu katkılar
daha ayrıntıların elde edilmesi gerektiğinde değiştirilir.Kırmızımsı
pembe istenirse ve altın klorid kullanılırsa, renk açık pembeden
koyu mora kadar değişir.Kalay ve gümüşün değişik oranlarda
eklenmesiyle de bu sağlanır.Siyah cam, demir bakır ya da
demir-kobalt karışımı ile sağlanır.Yapay ve değerli taşların
yapımında istenilen taşın özelliklerine göre gerekli karışımlar
kullanılır.Kırmızı genellikle zor elde edilebilen bir renktir. Çünkü
ısı değişimlerinde kolayca renk değiştirebilir.Mavi ise kolayca elde
edilebilen bir renktir. Her türlü yüksek ısılara uygundur.Yüksek
ısılara dayanıklıdır.
Çoğu
kum kirli yeşilimsi ya da kahverengimsi camı oluşturacak bazı demir
oksitleri içerir.Bu etki manganez dioksit eklenerek yok edilir.Demir
okside olur ve sarımsı renk içinde morumsu hafif bir renk meydana
gelir. Şüphesiz antik dönemdeki bu ekleme bilinçli yapılıyordu.
Küçük kum parçacıklarının içerdiği çok az miktardaki manganez
renksiz ürünlerde denenmişti. Antik çağda ki fazla sayıdaki mükemmel
renksiz camların çoğu, özellikle İskenderiye kristalleri, demiri
olmayan ince gümüş kumların dikkatlice seçilip kullanılmasıyla
meydana geliyordu.
