KL

  Cam Üretim Teknikleri

      İÇ KALIP YÖNTEMİ                                                                                                                                                                                  En erken cam biçimlendirme tekniği olan iç kalıp cam üfleme tekniği bulunmadan önce İ.Ö. 2.binin ortalarında ortaya çıkmıştır.İç kalıp tekniği ilk olarak içi boş cam objelerde ve vazolarda görülmüştür.İç kalıp tekniği en erken olarak Mezopotamya ve Mısır;da üretildiği biliniyor.Bunların dışında iç kalıp tekniğinin en erken görüldüğü yer Alalakh (modern Antakya) dır. Dünyanın bilinen en erken iç kalıp camı burada bulunmuştur.Yarı saydam mavi üzerine beyaz cam ipliği bezemeli bir Şişenin boynuna ait olan parça M.Ö. 16. yüzyılın sonlarına tarihlenir.
İ
ç kalıp tekniği ile yapılan camların ilk yapıldığı yer ise son bilgilerin ışığında Mezopotamya olarak kabul edilmektedir.Mezopotamya da bu döneme ait tarihlenmiş tabakalardan gelen cam kaplar Alalah, Nuni, Assur, Tell-Al-Rimah ve Ur;da bulunmuş örneklerdir.Bunların biçimleri zamanın Mezopotamya çanak- çömleği formlarıyla parelel olup, daha geç devirde Mısır;da yapılmış olanlara çok fazla benzemezler.
         Mezopotamya;da İ.Ö.7. ve 8.yüzyılda iç kalıp tekniği kısa bir dönem daha tekrar görünür ve daha sonra Suriye kıyılarında görülmeye başlanır.Bugün geç grupların üretim yerlerinin kesin olarak bilinememesinin nedeni Lebanon ve İsrail in batı kıyıları ile Fenike kıyıları boyunca ki yerleşimlerde cam atölyelerinin bulunamamasıdır.Karadeniz de, Rhodos;ta. Kıbrıs;ta ve başka yerlerde atölyelerin olduğu bilinmektedir.

      BİNÇİÇEK YÖNTEMİ

      
  Bu geniş terim altında çok renkli ve motifli parçalar yer alır. Bu nedenle Millefiori terimi kullanılır.İki yada daha fazla renk karıştırılarak mermer benzeri dekorlar yada benekler yapılır.Bazılarında eritilme sırasında önceden yapılmış cam çubuklar kullanılır.Çok renkli cam parçalardan oluşan bantlar ve kareler eritilerek yama işi yapılır.
     
 Cam çubukların ve renkli parçaların değişik kalıplarla, çeşitli olanaklar verdiği bu yöntemle çok etkili ve parlak camlar oluşturulmuştur.Teknik yönden çok kolay görünen binçiçek tekniğinin pek çok yan sorunu vardır.Çünkü kalıp içinde birleştirilip camlaşan bu karışımın, kulbun veya pürüzlenme tehlikesi vardır.Bu yüzden bitmiş ürünün bir anlamda, sıcak veya soğuk yolla parlatılması gerekmektedir. Mozaik camların kakma örnekleri Mezopotamya ve Mısır da M.Ö. 2. binde biliniyordu.Üretim merkezleri ise İskenderiyedir.M.Ö. 25;ten M.S. 2. yüzyıla kadar İtalyada da yapılıyorlardı.Mozaik camların bazıları çok pahalı ürünlerdir.İmparatorun sarayında ve masasında kullanırlar.M.S. 2. yüzyılda üretimi durur.Fakat basit biçimler yapılmaya devam eder.
       Mozaik cam erken bir teknik olduğu halde hellenistik döneme kadar sıklıkla kullanılmıştır.Lüks cam vazolara bağlı olarak gelişmiştir.Hellenistik dönemde cam üretiminin erken dönemi ile ilgili kaynak azdır.Bu zamanda bu endüstrinin ana merkezi İskenderiyedir. Mozaik camlar İskenderiye üretiminin özelliğidir.İ.Ö.1.yüzyılda ürünler geniş bir şekilde ihraç ediliyordu. Augustus döneminde İtalya;da,Roma;da bu tür vazolara karşı artan beğeni ile atölyeler kurulmuştur.
 
  

KALIBA DÖKÜM YÖNTEMİ                                                                                                                   cameo.jpgKalıba döküm yönteminde bir dış ve bir iç kalıp kullanılır.Dış kalıp içinde toz haline getirilmiş olan cam uzun süre ısıtılır.Cam hamur haline getirildikten sonra, üzeri iç kalıpla bastırılarak sıkıştırlır. Dış kalıpla iç kalıp arsındaki cam. Kalıplar sayesinde istenen biçimi alır. Bu yöntemin kullanılmasıyla üretilmiş olan ilk örnekler, çubuklardan elde edilmiş renkli ve ince cam parçalarının bir araya getirilmesi ile yapılmış mozaik cam kaplardır.Demir çağında tek renkli yarı şeffaf ve renksiz camların daha çok talep edilmesiyle birlikte açık kapların üretilmesi için daha kolay bir yöntem denenmiştir.Bu yöntem sıcak camın bir kalıp üzerine dökülmesidir.
        
Bununla birlikte genelde döküm iki parçalı bir kalıba yapılır. İlk önce ya erimiş cam ısıtılmış kalıba dökülür, ya da toz halindeki cam kalıbın içinde ısıtılır. Kalıba döküm yöntemi ile üretilmiş önemli bir yapıt halen Anadolu Medeniyetler Müzesinde bulunan açık sarı saydam cam hamurlu kasedir.İlk şeklini kalıpta aldıktan sonra kesme yöntemiyle, omphalos etrafındaki diskten çıkan 32 adet çiçek taç yaprağı, dönen kesme çarkla, belirtilmiştir. İ.Ö. 700 yıllarına tarihlenen Gordion kasesi bir tümülüste bulunmuş ve en erken tarihe ait olması nedeniyle önemlidir.
           
   

    ÜFLEME YÖNTEMİ

    
Üfleme tekniği ilk olarak M.Ö.1.yüzyılın ortalarına doğru yakın doğuda Suriye-Filistin bölgesinde uygulanmıştır.Fakat bu teknikten tam olarak yararlanılması ancak, ortası boş, metal bir üfleme çubuğunun kullanılmaya başlanması gerçekleşmiştir.(olasılıkla M.Ö.1. yüzyılın son çeyreğinde)üfleme çubuğu ile havayla şişirme yönteminin birleşmesi, cam endüstrisinin devrim niteliği taşımaktadır. Bu yöntemin uygulanmaya başlanması ile daha kısa sürede, değişik biçimlerde ve daha ucuza cam üretilmeye başlanmıştır. Özellikle, Suriyeli cam ustalarının bu tekniği Romaya götürmeleri sonrasında, ince çeperli hafif olan Roma camı ortaya çıkmış ve buradan diğer bölgelere yayılmıştır.

                                                          
                                                                   A)SERBEST ÜFLEME
Serbest üfleme tekniğiyle cam yapımı için 1,5-2 m. uzunluğunda içi boş üfleme çubuğu ve erimiş cam hamuruna ihtiyaç vardır.Çubuk pota içine daldırılarak ucuna potadan cam eriği alınır ve döndürülerek üflenir.Cam eriği çubuğun ucundan üflenerek şişirildikçe mermer masa üzerinde yuvarlatılarak biçimlendirilir.Daha sonra üflenilerek döndürülen cam topağına elde ki diğer aletlerle istenilen biçim verilir.Şekillenen esere gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra keskin bir demir makasla kesilerek üfleme çubuğu üzerinden alınır.

B)KALIBA ÜFLEME
Bu teknik cam üfleme tekniğinin bulunmasından sonra, olasılıkla M.Ö. 1.yüzyılın ilk çeyreğinde gerçekleştirilmiştir.Yöntemin kullanılmaya başlanması ile kilden, metal veya ahşaptan daha önce yapılmış kalıplar kullanılarak belirli bir modelin kopyalarının üretilmesi mümkün olmuştur.

     DEKORASYON TEKNİKLERİ

   
Dekorasyon, cam üretiminin temel aşaması içinde (kaplama ya da tabakalandırma, mozaik cam ve kalıpla yapılmış motifler), cam daha sıcakken yapılan ikinci uygulamalar sırasında (iplik ve küçük damlaların eklenmesi maşa ile kaburga, meme ucu ve çentiklerin yapılması) ya da soğuduktan sonra (kesme ve boyama)    gerçekleştirilir.                                                                                                     KAPLAMA YA DA TABAKALANDIRMA
                                                                                               
Erken Roma döneminde İskenderi'ye ve İtalya endüstrisinde uygulanmıştır. Zor bir tekniktir.Bir ya da daha fazla tabakanın bir iç paraison (üfleme çubuğunun üzerine toplanan cam kütlesi için kullanılan bir camcı terimidir.) üzerinde tabakalar bir biri içine batmadan ustaca tutturulur. Bitkisel ya da figürlü rölyef dekora sahip cameo camlar bu teknikte yapılır. Cameo tekniği, mücevher yapımında özellikle de pendant, gamma ve yüzük taşlarının yapımında çeşitli renklerdeki yarı-değerli taşların kullanımı ile ilk uygulama alanını Hellenistik dönemden başlayarak bulmuştur. Cameo tekniği, renkli taşların tabakalar halinde üst üste konması ve daha sonra en alttaki tabaka fon oluşturmak üzere üstekilerin kabartma biçiminde işlenmesi prensibine dayanır.Roma döneminde cam vazoların yapımına uyarlanan ve büyük ustalık ve çok ince çok ince bir işleme gerektiren cameo tekniğinin hiçbir zaman çok yaygın olmadığı belirtilmekte ve erken imparatorluk döneminde İ.Ö. 25 ile İ.Ö.50 yada 60 yılları arasında kısa bir süre içinde uygulama alanı bulduğu ve kısıtlı sayıda eserle temsil edildiği bilinmektedir. Ortalama 75 yıl yada en fazla 100 yıl süre ile üretilen bu son derece seçkin grubun, özellikle İtalya'da yapımının gerçekleştirildiği düşünülmektedir.


KALIPLANMIŞ MOTİFLER


         
Roma dönemi öncesi ve Roma dönemi kalıba döküm camları süslemeye sahip değillerdir. Genellikle kalıptan alındıktan sonra kesme ya da bileme yöntemi ile çalışma tamamlanırdı.Kalıpla yapılmış süslemeler pişmiş toprak ve metal objelerle aynı kökenden gelir. Kalıba üfleme camlarda genellikle üfleme camlara uygun olan süslemeler yapılır. Bunlardan ilki kalıbın motife son şeklinin vermesi ikincisi silindir ya da diğer basit tipteki kalıbın üfleme işlemi sırasında alttan kullanılmasıdır. Böylece kalıp motif vazoyla birleşir.Metalden varyasyonlarında ilki motiflenmiş kalıba üfleme, diğeri düz kalıba üflemedir.Bu genellikle kaburga biçimde olan vazonun içteki ve dıştaki duvarında kabarık olarak görülmesine neden olur. Ve optik üfleme olarak adlandırılır.Kalıba üfleme motiflerin tüm çeşitleri cam yapımlarının periyotları boyunca tüm ülkelerde Roma döneminin sonlarına kadar görülür.

CAM İPLİKLERİN VE KÜÇÜK DAMLALARIN EKLENMESİ


        
  Bu metodun en erken uygulamaları XVIII. zamanında iç kalıp teknikli kaplar üzerindeki tarak içi ve noktalar biçimine getirilmesi ile görülür. İpliklerin eklenmesi iç kalıp camların normal dekorasyon metodu olarak Roma dönemine kadar kullanılmıştır.Hatta bu yöntem üfleme cam endüstrisine de uyarlanarak sürdürülmüştür. Aynı yöntem İskenderiye;de ki kalıba döküm endüstrisinde de uygulanmıştır.Bu Roma geç cam üfleme tekniğini kullanan ustaların büyük oranda kullandığı tekniktir.Çok sık cam ipliklerinin Suriye cam endüstrisinde ve M.S. 2. yüzyılda Colognede ki üretimlerde kullandıkları görülür. Bu teknikte düzenli uygulamalar yapmak güçtür.
Cam ılıkken değişik renklerden cam iplikleri hazırlanır.Maşayla alınan cam iplikler ısıtıldıktan sonra cam kabın üzerine aynı doğrultuda yan yana yerleştirildikten sonra, ısıtılarak kaynaştırılır.
Küçük damlaların uygulanması da üfleme çubuğu üzerindeyken yapılır.Tekrar ısıtıldıklarında bu ekler camın dış kısmıyla kaynaşırlar.

CAMIN ALETLE İŞLENMESİ (ÇİMDİKLENME)


Cam eserin henüz sıcak durumdayken, kerpeten ve maşa gibi aletlerle biçimlendirilmesi işlemine çimdiklenme adı verilir.Sıcak durumda cam üzerine herhangibi bir nesneyle bastırılır veya yüzeyine dokunulursa çeşitli desenler elde edilir.Değişik formlu aletlerle içe doğru girintiler, yonca ağızlar emzikler ve kulplar yapılır19.
Cam ustaları bıcırgan ve kerpetenleri ağız kenarı, boyun ve kaideyi biçimlendirmek için kullanırlar.Bunlarla ve diğer aletlerle aynı zamanda dikey kaburgularda yapılır.kerpeten ve çentiklerle kısa kaburgalar oluştururlar.



CAM KESME


Cam kesme yöntemi eski çağlarda sıklıkla kullanılmış bir cam dekor yöntemidir.Bu yöntem çarkın cam üretiminde kullanılmaya başlamasından itibaren uygulanmıştır21. Antik ustalar taş vazolar ve objelerdeki benzer uygulamayı izlemişlerdir.Yüzük taşı kesicileri ve taş kesicileri bu işle uğraşanları Diatretarii olarak adlandırırlar. Petrie, El Amarnada XVIII sülaleye ait kesme dekorlu bir camdan bahseder, fakat bildiğimiz en erken kesme dekorlu örnek Ephesosta bulunmuş M.Ö.4. yüzyıla ait petallerle dekore edilmiş bir parçadır.Bu teknikteki figürlü sahneler M.Ö. 1.yüzyılın Cameo camlarından önceye tarihlenmez, figürlü sahneler Roma döneminde yaygınlaşır. Dekorasyon üç yöntemle yapılır :
1)Yüzeysel yada derin kesmeler çarkta, su ve zımpara yardımıyla yapılır.
2)Rölyef kesmeler çark yardımıyla yapılır.
3)Oymalar çakmaktaşı yada diğer aletler yardımıyla yapılır.


BOYAMA MİNE


Cam üzerindeki boyamanın en erken örneği Mısırda görülmektedir.Boyama Roma dönemine kadar cam için yaygın bir dekorasyon tekniği değildir.Cam boyama Roma sonrası dönemde doğuda devam eder.Fakat batıda kesme dekorasyonlu olduğu gibi devam etmemiştir.Roma dönemi camlarda mine tekniği ile boyama görülmüştür23.
Eser ortaya çıktıktan soğuduktan sonra, değişik renkli ince cam tozu ile kaplanır.Ve tekrar ısıtılarak mineli kap elde edilmiş olur.


 CAM YAPIMINDA KULLANILAN ALETLER

Cam yapımcılarının aletleri genellikle basit bir görünüme sahiptir. Şekilleri ve görüntüleri erken zamanlardan itibaren çok az değişmiştir.Demirden üfleme çubuğu, demir çubuk yada pontil başlıca araçlarıdır.Bunlar cama sıcakken elle kolayca şekil vermek için kullanılır. Bu aletlerin parçaları Surrey ve Sussex'teki cam evlerinde bulunmuştu Bundan daha erkene tarihlenen buluntu yoktur .Kerpeten delik genişletme aleti ve dudağı biçimlendirmek için kullanılan çeşitli boydaki makaslar bu aletler arasındadır. Antik çağda cam vazoları şekillendirmek üzere kullanılan kalıplar kilden yapılıyordu.Belçikadaki bir cam evinde Roma dönemine ait bir kare şişe, oluklu şişe ve üzüm salkımı biçiminde şişe için hazırlanmış kil kalıplar bulunmuştur.Kil kalıplar Ortaçağda da kullanılmıştır. Daha sonraları bugünde kullanılan demir ve bakır kalıplar ortaya çıkmıştır.
Noble; cam ustasınıni kabn işlenmesi aşamasında camı tutmasına biçimlendirmesine yarayan uzun, metal çubuktur.Üfleme işleminden sonra, tabanına tutturulan noble yardımıyla kabın ağız kenarı, kulbu (kulpları) bezemesi tamamlanır.Noble çoğunlukla tabanda tutturulmuş olduğu noktada bir iz bırakır.Bununla birlikte tüm cam kapların tabanında noble izi yoktur.Çünkü bazı cam ustaların parlatma ve cilalama yöntemleriyle bu izleri yok etmiş olmalıdırlar.