Antik camlar
Sürahiler
3.4.1 Serbest Üfleme Tekniğinde Sürahiler
Sürahi formlarının tümü serbest üfleme tekniğinde yapılmışlardır. Kulplu
örnekleri ise, sürahi soğuduktan sonra, kaba kulpların aplike edilmesiyle
oluşur.
3.4.1.1 Küresel Gövdeli Sürahiler
Küresel gövdeli sürahiler, sırasıyla dışarı-aşağıya yukarıya ve daha sonra
tekrar dışarı katlanarak yapılmış, yakalı ağız kenarına sahip sürahilerdir.
Silindirik boyunlu ve küresel gövdelidirler, kaideleri ise hafif iç bükeydir.
Çoğunlukla kulpsuzdurlar ancak, bazı tek ya da çift kulplu örnekleri de
bilinmektedir. Bazı örneklerinde kazıma yatay çizgi bezeme bulunmaktadır. Bazı
formlarda ise süslemesiz bırakılmışlardır. Küresel gövdeli sürahilerde yakalı
ağzın dışında konik boyunlu örnekleri de bulunmaktadır. Konik boyunlu küresel
gövdeli sürahiler; düz ağız kenarları kesilerek düzeltilmiş ya da ateşe
tutularak yuvarlatılmıştır. Boyun üst kısmı kesilmiş ters bir koni biçiminde
aşağıya doğru daralmaktadır. Gövde küresel, kaide ise kabın ayakta durmasını
sağlayacak biçimde düzleştirilmiş ya da içbükey formdadır. Ortalama
yükseksikleri 13-15 cm.dir. Konik boyunlu küresel gövdeli sürahilerinde dekorlu
ve dekorsuz örnekleri bulunmaktadır. Bu dekorlar genellikle gövde de yapılan
yatay kazıma çizgilerden oluşmaktadır. Sardis te bugünkü adıyla Kağirlik Tepe
olarak adlandırılan yerleşimdeki 58-H nolu mezarda da konik boyunlu küresel
gövdeli sürahi bulunmuştur.
Anadolu da yapılan sistemli kazılarda ele geçen örneklere fazla rastlanmamış
olması, küresel gövdeli şişelerin daha çok günlük yaşamda, yani yerleşim
alanlarında kullanılmış olmasındandır. Bilindiği gibi cam tipolojisini
oluşturmakda en önemli kriterlerden olan sağlam bir kabı bulmak için en
korunaklı yerler mezarlar olmaktadır. Küresel gövdeli şişelerin ise yerleşim
alanları sınırları içerisinde günlük gereksinimler için kullanılmaları onların
az bulunmasına sebep olmuştur.
Küresel gövdeli şişeler, Suriye-Filistin, Kıbrıs ya da Mısır cam endüstirisinde
çok sayıda görülmemektedirler. Örneğin çok önemli bir cam eser grubu
niteliğindeki, pek çok cam kabın ele geçtiği Kıbrıs, Limassol, Qasis mezarında
sadece bir adet küresel gövdeli şişe ele geçmiştir. Küresel gövdeli
sürahilerdeki yakalı ağız kenarı batıda fazla tanınmayan bir türü
oluşturmaktadır. Cam aryballos larda görülen yakalı ağız kenarı formunun Doğu
Akdeniz de belli bir üretim bölgesi ya da bir merkezine ait olması gerektiği
düşünülmekte ve bunun olasılıkla Batı Anadolu da belki de Bergama yakınlarında
yer alabileceği öne sürülmektedir. Kuzey Karadeniz deki Roma merkezlerinden ele
geçen cam eserler arasında küresel gövdeli bir şişe ile aynı formun tek kulplu
bir örneği de bulunmaktadır. Kopenhag daki Ulusal Müze de bulunan ve Kıbrıs
kökenli olduğu düşünülen küresel gövdeli sürahi vardır.
Küresel gövdeli sürahiler, Doğu Akdeniz kontekslerinde İ.S. 3. yüzyıldan
başlayarak görülürler. Üretim ve kullanımlarının İ.S. 3 ve 4. yüzyıllarda yoğun
olduğu bilinmektedir. Geç Roma dönemi camcılığı hakkında en önemli yazılı belge
olarak İmparator Diocletianus un fiyat listesi gösterilebilir. Diocletianus,
Roma imparatorluğunun yönetim sisteminde bir dizi değişiklikler yapmıştır. İ.S.
301 yılında çeşitli malların azami fiyatlarının belirlendiği bu tarifeyi
yayınlamıştır. Söz konusu tarifenin cam çalışmaları bakımından büyük önem
taşıyan bir kopyası Aphrodisias daki Tiberius Portico sunda ele geçmiştir.
Mermer levhalar üzerine Latince olarak yazılmış olan tarifede, cam malzeme ve
cam vazolar ile ilgili bölümü korunabilmiş tek kopyadır. Burada Alexandria ve
Judea camı ve cam kabı ile birinci ve ikinci kalitedeki pencere camları için
ağırlık hesabına göre fiyatlar verilmektedir. Diocletianus fiyat listesinin
Aphrodisias dışında başka Anadolu merkezlerinde de Afyon-Synnada ve Kütahya-Aizanoi
da da ele geçmiş parçaların bulunduğunu belirtmekte ve işlenmiş durumdaki camın
yeni cam kapların üretiminde hammadde olarak kullanılmak üzere Anadolu daki
yerel atölyelerce talep edilmekte olduğu öne sürülmektedir.
Diocletianus un yayınladığı fiyat tarifesi, küresel gövdeli sürahilerin de yoğun
oldukları bir dönemde camın Roma imparatorluğunda geçerli ve ticari bir dolaşımı
olan başlıca tüketim maddelerinden ya da hammaddelerinden biri olduğunu
göstermektedir.
Manisa nın Alaşehir ilçesi ne bağlı Yeniköy’de yapılan bir tesviye
çalışması sırasında bazı antik mezarlara rastlanmıştır. Bu mezarlardan olan ve 6
numara olarak adlandırılan mezarda İ.S. 2. yüzyıla tarhilenen küresel gövdeli
sürahiler ele geçmiştir. Isings Form 104 ile benzerlik gösteren küresel gövdeli
sürahi örnekleri Türkiye deki çeşitli müzelerde ve koleksiyonlarda yer
almaktadır. Ayrıca Batı Anadolu da İzmir-Tire yakınlarındaki Uzgur köyünde
ortaya çıkarılan Roma dönemine ait bir mezar da 17 parça cam ele geçirilmiştir.
Bu cam parçalar arasında İ.S. 3. ve 4.yüzyıla tarihlenen konik boyunlu küresel
gövdeli sürahilerde bulunmaktadır. Klaros a 13 km. uzaklıktaki Kolophon
Nekropolü nde de 96/19 nolu mezar konteksinde açık yeşil renkte iki adet küresel
sürahi ele geçmiştir. Bu iki eser İ.S. 3. ve 4. yüzyıllara tarihlenmektedir.
Hierapolis örnekleri ise genel biçime; yani konik biçimli ya da silindir biçimli
boyun ve hafif konkav kaideye uymakla birlikte, halka kaideli örnekleri daha
uzun tutlmuştur. Bu nedenle profil veren başka örneğe rastlanmaması yerel
üretime özgü bir form olabileceğini akla getirmektedir.
3.4.1.2 Daraltılmış Boyunlu Sürahiler (Gutturnium)
Daraltılmış boyunlu sürahiler ya da Gutturnium’lar küresel gövdesi
üzerinde paralel çizgilerle çarkta kesme dekorlu sürahi formlarıdır. Bu tip
sürahiler içlerindeki malzemenin az akmasını sağlamak için, boyun ile gövde
arasında daraltılarak yapılmış bir boğum bulunmaktadır. Bu çeşit ürünler Suriye
ve çevresinde M.S. 3. yüzyılda üretilmişlerdir. Genellikle düz silindirik
boyunlu olarak yapılırlar, ancak az da olsa dışa çekik örnekleri de
bulunmaktadır. Gövde ve boyun kısımlarında çarkta kesme dekorlar bulunmaktadır.
Daraltılmış boyunlu sürahilerde bilinen en erken Almanya daki Cologne şehrinde
İ.S. 3 yüzyıla tarihlenen örnektir. Ayrıca Strasbourg Müzesi nde de daraltılmış
boyunlu sürahi örneğine rastlanmaktadır. İtalya nın Puteoli şehrinde
ziyaretçiler için daraltılmış boyunlu sürahilerin ya da gutturnium ların
gövdelerine şehirlerinin deniz kenarındaki görünümlerini çarkta kazıma
çizgilerle resmettikleri ortaya çıkarılan örnekten bilinmektedir.
Bu formun paralelleri Anadolu buluntuları arasında önemli bir yer tutmaktadır.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi nde kalıba üfleme tekniğinde yapılmış gutturnium
vardır. Bu sürahinin gutturnium olarak kullanılması için, iç tarafta boyunla
gövde birleşme yerinde bir perde ya da aletle sıkıştırılarak yapılmış bir boğum
bulunmaktadır. Bu dışa dönük ağızlı sürahi olasılıkla Suriye de yapılmıştır.
İ.S. 3. ve 4. yüzyıllara tarihlenmektedir. Özellikle batıda bu form daha iyi
bilinmektedir. Suriye-Filistin’deki paralel örnekleri ise daha geç döneme
İ.S. 4 ile 5. yüzyıla tarihlenmektedir. Samaria da bu tip İ.S. 4. yüzyıl ya da
daha sonraya ait kontekslerde bulunmuştur. Yunanistan daki müzelerde de
yayınlanmayan bir çok örneği vardır. Bunlarla birlikte Anadolu da müzelerde ve
koleksiyonlarda çok sayıda daraltılmış boyunlu sürahilere rastlanmaktadır. Bu
form genellikle İ.S. 3. ile 4. yüzyıl arasına tarihlenmektedir.
3.4.1.3 Tek Kulplu Sürahiler
Tek kulplu sürahi formu ikiye ayrılır:
3.4.1.3.1 Oval Gövdeli Sürahiler
Bu formun geniş ve dar olmak üzere iki çeşidi bulunmaktadır. Her iki formda da
ağzın biraz altından başlayarak boyunda yatay cam ipliği sıraları görülmektedir.
Ağız konik biçimlidir. Kulp ise gövdeden ağıza gelmekte ve burada düğümlenerek
sonlanmaktadır. Genellikle konkav dipleri vardır. Almanya-Fremersdorf da St.
Severin manastırında küçük halka kaideli tek kulplu sürahilere ait renksiz ya da
diğer bir deyişle şeffaf 27 adet cam parçası ele geçmiştir. Bu parçalarla gelen
sikkeler İ.S. 270 tarihlendiğinden ortaya çıkarılan tek kulplu sürahilerin İ.S.
270 ler civarına ait olması gerekmektedir. Norveç in küçük bir adası olan Jan
Mayen de geniş kaideli tek kulplu sürahilere ait 5 parça örnek bulunmuştur.
Strasbourg Müzesi nde de İ.S. 3 ile 4.yüzyıla tarihlenen tek kulplu sürahiler
sergilenmektedir. Klaros da bulunan No.113 olasılıkla tek kulplu oval gövdeli
sürahiye ait ağız ve boyun parçasında ağzın hemen altında tek sıra cam ipliği
dekoru bulunmaktadır. Benzer örneklerde olduğu gibi konik boyuna sahiptir.
Isings form 120 ile tanımlanmakta olup İ.S. 3 ile 4.yüzyıllar arasına
tarihlenmektedir.
3.4.1.3.2 Soğan Gövdeli Sürahiler
Tarihlendirilebilen örnekleri az sayıda olmasına karşın antik merkezlerde
oldukça fazla karşımıza çıkan bir formdur. Fransa nın Mandelange şehrindeki
mezarlarda İ.S. 4. yüzyıla tarihlenen soğan gövdeli tek kulplu sürahiler ele
geçmiştir. Ayrıca tek kulplu sürahilerin priform örnekleride bulunmaktadır. Bu
örnekler İ.S. 4. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir. Her iki formun da
bazı örneklerinde benzer olarak; gövdeden çekilen kulp boyuna bir ya da iki kez
sarıldıktan sonra düğümlenmektedir. Almanya nın Cologne sehrinde İ.S. Geç 3.
yüzyıla tarihlenen soğan gövdeli tek kulplu sürahi örnekleri de bilinmektedir.
No.114 ve No.15 ağız, gövde ve kulp parçaları korunmuş parçalar parellellerinin
ışığında İ.S. 3 ve 4. yüzyıla tarihlenmektedir.
3.4.1.4. Boyunlu Sürahiler
3.4.1.4.1 Huni Boyunlu Sürahiler
Huni şeklinde boyuna sahip sürahilerin küresel, armudi ve geniş gövdeli
örnekleri bulunmaktadır. Armudi gövdeye sahip örnekler genellikle ayrıca
eklenmiş taban halkasına sahiptirler. Bu formda boyunda ve gövde de çarkta
yapılmış kazıma dekorlu örnekleri olanlar olmayanlar vardır. Kazıma dekorlu
örnekler İ.S. 4 yüzyıla tarihlenirken, dekorsuz örnekler İ.S. 3 ile 4. yüzyıllar
arasına verilmektedir. Küresel gövdeli formların bazılarında ayrıca eklenmiş
taban halkası yerine konkav dipli olanlarıda bilinmektedir. Huni şeklinde boyuna
sahip sürahilerin Anadolu daki müzelerde sergilenmekte olan örnekleri de
bulunmaktadır. Bunlarda İ.S. 3. ile 4. yüzyıl arasına tarihlenmektedirler.
Pergamon krallarından II. Attalos Philadelphos tarafından kurulan Roma
Döneminde, tapınaklarının ve kentte yapılan festivallerin çokluğundan dolayı
"Küçük Atina" diye anılan Philadelphia ya ya da bugünkü adıyla Alaşehir e bağlı
Yeniköy de yapılan bir tesviye çalışması sırasında bazı antik mezarlara
rastlanmıştır. Bu mezarlardan olan ve 6 numara olarak adlandırılan huni boyunlu
cam sürahi ele geçmiştir. Ayrıca eklenmiş kaideye sahiptir. Belki de erken
dönemlerden itibaren cam üretim atölyelerinin olduğu bilinen Sardis de üretilen
bu cam Philadelphia ya Sardis ten gelmiş olabilir.
3.4.1.4.2 Silindir Boyunlu Sürahiler
Huni boyunlu sürahi formlarının yanı sıra boyunları uzun olan silindir biçimli
boyuna sahip sürahiler bulunmaktadır. Cam oldukça ince cidarlı yapılmaktadır.
Bunlar İ.S. 4. ile 5. yüzyıl arasına tarihlenen İtalya-Tardoantica buluntuları
arasından gelmişlerdir.
3.4.1.4.3 İçe Dönük Boyunlu Sürahiler
Philadelphia ya yakınlarındaki Roma Dönemine ait Nekropol de 6 nolu mezar olarak
adlandırılan mezarda içe dönük boyuna sahip, armudi gövdeli, alçak halka
kaideli, konkav dipli sürahi ortaya çıkarılmıştır. Sürahi kalınlaştırılmış ağız
kenarına sahiptir. Klaros ta Propylon sektöründe ortaya çıkarılan sürahi ağız ve
boyun parçasında ise ağız içe ve dışa katlandıktan sonra perdahlanmıştır.
Philadelphia da ele geçen parça İ.S. 2 yüzyıla tarihlenmektedir.