Antik camlar

Tabaklar

3.5.1 Serbest Üfleme Tekniğinde Tabaklar

3.5.1.1 Düz Dipli Tabaklar

Bugüne kadar ortaya çıkarılmış serbest üfleme tekniğinde kaidesiz tabakların ana üretim merkezi İtalya dır. Bu tabakların ağız kısmı içe ya da dışarı katlandıktan sonra aşağıya katlanıp sonlanmaktadır. Genellikle mavimsi-yeşil camdan yapılmışlardır. En erken örnekleri Claudius ya da Claudius-Nero dönemine aittir. Bu çeşit tabakların Isings Form/46 gibi yuvarlatılmış ağız kenarlı, dikey ya da dışa dönük gövdeli olanları da bilinmektdir. Ayrıca Isings; dışa dönük gövdeli serbest üfleme tekniğinde yapılmış tabakların bazıları kalıba döküm tekniğiyle yapılmış örneklerin taklitleri olduğunu vurgulamaktadır.

Pompei'de oldukça yaygın olarak kullanılan bu formun, çeşitli renkli camların yanı sıra yeşilimsi camdan yapılmış örnekleri de bilinmektedir. Pompei de halka kaidesiz tabak formları 28cm. ile 35cm. arasında değişen oldukça geniş çaplarda örneklerdir. Halka kaideli tabakların dik gövdeye sahip olanlarında ise kaidesinde kabartma olarak roset bezeme yapılmaktadır. Bu çeşit örnekler ise İ.S. 4. yüzyıla aittirler.



3.5.1.2 Halka Kaideli Tabaklar

Halka kaideli cam tabakların 10cm. ile 46cm ye kadar değişen boyutlarda küçük ya da geniş çaplı örnekleri bulunmaktadır. Bunlar çoğunlukla konkav dipli ve yuvarlatılmış ağızlıdır. Bazıları ise kalıba döküm tekniğinde yapılmışlardır. Belçika-Tirlemont da halka kaideli tabakların geniş çaplı olanlarından iki örnek bulunmuştur. Bu buluntular İ.S. 2. ile 3. yüzyıllar arasına tarihlenmektedir. Heriki tabak çeşidinde de ağız kenarları parlatılmıştır.

İsrail-Hanita mezarlarında, Yehi am olarak adlandırılan mezarda İ.S. 3. ve 4. yüzyıllara tarihlenen iki adet halka kaideli tabak bulunmuştur. Bu tabaklar Geç Roma Döneminde Batı Galile ve güney Fenike çok yaygın bir şekilde kullanılmışlardır. Ayrıca benzer tabaklardan Kıbrıs-Vasa da da bulunmuştur. Bu tabaklar İ.S. 3. yüzyıla tarihlenmektedir.

3.5.1.3 Silindirik Tabaklar

Silindirik tabakların serbest üfleme tekniğinde yapılmış olanlarının yanı sıra kalıba-döküm tekniğiyle yapılmış olanları da bulunmaktadır. Serbest üfleme tekniğiyle yapılmış silindirik tabakların bazılarında ağız kenarında yatay, çarkta kesme tekniğiyle yapılmış yivli bezemeye sahip örnekleri de vardır. Bunlar kapağın oturması için yapılmış yivler olabileceği gibi süsleme içinde yapılmış olabilirler. Ancak şu ana kadar ele geçen silindirik tabak formlarıyla birlikte hiçbir kapak ele geçmemiştir. Bu da bu yivlerin büyük olasılıkla süsleme elemanı olarak kullanıldığını göstermektedir. Pompei de bulunmuş silindirik tabakların bazıları koyu mavi ve zümrüt yeşili camdan yapılmışlardır. Silindirk cam tabakların katlanmış kaideli formlarıda bulunmaktadır.

İ.S. 1. yüzyıla tarihlenen Tortorolo mezarlarında koyu mavi silindirik bir cam tabak bulunmuştur. Ayrıca Flavius dönemine tarihlenen Belçika-Vervaz dan dört adet silindirik tabak bulunmuştur.


3.5.1.4 Dışa Dönük ya da Konik Gövdeli Tabaklar

Dışa dönük ya da konik gövdeli tabaklar kalıba döküm tekniğinden daha çok serbest üfleme tekniğiyle yapılmışlardır. İ.S. 1. yüzyıla tarihlenen örnekler arasında Pompei de bulunan konik gövdeli tabak da bulunmaktadır. Bu tabağın ağız kısmı ateşle parlatılmıştır. Avernas le Baudounin deki Heron mezarlarında dışa dönük tabak formlarıyla benzer bir örnek bilinmektedir. Bu eser İ.S. geç 2. yüzyıla tarihlenmektedir. Bu tabak formuna ait bilinen örneklerin çoğunda ağız yuvarlatılmıştır. Pompei de yaygın olarak kullanılmış bu tabakların oldukça farklı renklerde yapılmış örnekleri bilinmekle birlikte sıradan yeşilimsi camdan yapılmış olanları da bilinmektedir. Ayrıca İ.S. 1. yüzyıla tarihlenen San Lorenzo di Parabiago mezarlarında bu çeşit dışa dönük ya da konik gövdeli tabak formlarıda bulunmuştur. İtalya- Gaulish buluntuları arasında konik gövdeli tabaklar olmasına rağmen bu buluntular tarihlendirilememişlerdir.

3.5.1.5 Yazı Dekorlu Tabaklar

Cam formunun dış yüzeyine çift çizgilerle oluşturulan Yunanca yazıtlar Geç Roma Dönemi İ.S. 3. ve 4. yüzyıl camcılığına özgü sayılmakta ve bu süsleme biçiminin kökeninin Anadolu olduğu ve bu tür kesme yazıtlara sahip camların Anadolu da üretildiği düşünülmektedir.

Harden, çarkta kazıma olarak yapılmış çift yazılı örneklerin kökenin dekor ve içerik açısından oldukça benzer olduğunu ve bunların olasılıkla Batı Anadolu da bir atölyede üretildiğini savunur. Sorakina bu atölyelerin Anadolu sahillerinde olasılıkla Pergamon yakınlarında bulunduğunu ileri sürer. Isings ise cam çift çizgilerle oluşturulmuş Grekçe yazıların, Yunanlı sanatçılar tarafından ya da Yunanlı müşteriler için üretidiğini ve İ.Ö. 3. ve 4.yy. boyunca kullanılan bu camların kökeninin büyük olasılıkla Yakın Doğu olduğunu savunur. Çift çizgilerle oluşturulumuş yazı dekorlu formların kökeninin Anadolu ya verilmesinde en önemli faktör, farklı müzelerindeki bir çok örneğin Anadolu dan getirilmiş olmasıdır.

Yazıyla yapılmış dekorlar sadece tabaklarda değil sürahi ve kaseler üzerinde de görülen bir süslemelerdir. Yazı dekorlu formların Kuzey Suriye de parelellerini bulmak zor olsa da, Kıbrıs ta Anadolu nun güney kıyılarında, Ege bölgesinde, Kyrneika da, Karadeniz in kuzey sahillerinde, Güney Rusya da örnekleri bilinmektedir. Örneğin, Dinar (Apameia Kibotos) buluntusu olduğu söylenen küresel gövdeli sürahi Köln deki Römisch-Germanisches Museum da bulunmakta ve buluntu yerleri bilinmeyen birçok yazı dekorlu cam eserde Anadolu kökenli olabilecek yapıtlar arasında yer almaktadır. Ayrıca Tire nin, Çobanköy köyünde bulunan ve daha sonra Tire Müzesi’nde sergilenmekte olan tam olarak korunmuş yazı dekorlu kase bilinmektedir. Anadolu da kesme çizgisel süslemeleri olan pek çok cam formunun, özelliklede basit kase ve sürahilerin de birçok müze ve koleksiyonda yer aldıkları görülmektedir. Bu nedenle Roma camcılığında basit kesme çizgilerle yapılmış süslemelerin Anadolu da yaygınlığı bilinmektedir. Anadolu da Pisidia bölgesindeki Apameia Kibotos ta bulunduğu bilinen ve Köln deki Römisch-Germanisches Museum da sergilenmekte olan tabak üzerinde çift çizgilerle yunanca H XAPI yani zerafet, incelik yazmaktadır.

Suriye-Filistin bölgesinden Geç Roma tarihli mezar buluntuları arasında, traşlanarak yapılmış sığ kaseler bulunmaktadır. Al-Basa mezarında ele geçen diğer buluntuların doğrultusunda iç kısmında traşlanarak yapılmış yazılar ve bunların arasında süslemeler bulunan bu eser Geç Roma Dönemine İ.S. 4 yüzyıla tarihlenmektedir. İ.S. 3. yüzyıl ile İ.S. 5. yüzyıla arasında görülen kazıma dekorlu kaplarda en yaygın görülen dekor çeşitleri; mitolojik sahneler, manzara, avlanma, dans sahneleri ile hristiyanlıkla ilgili ögelerdir.

Ayrıca Pisidia bölgesindeki Apameia Kibotos ta bulunduğu bilinen ve şu anda Köln deki Römisch-Germanisches Museum da sergilenmekte olan halka kaideli tabak üzerindeki yazı gibi çift çizgili harflerin bitiş noktaları çizgilerle uzatılmıştır. Bu benzerliklerden dolayı büyük olasılıkla bu yazı dekorlu gövde parçası tabak formuna ait olmalıdır. Gövde parçası üzerinde olasılıkla yunanca A harfi bulunmaktadır. Fakat bu yazının bir bölümü korunmuştur.

Roma camcılığında basit kesme çizgilerle yapılmış süslemelerin Anadolu da yaygınlığı bilinmektedir. Bunun dışında bir yazıyı oluşturan harften daha çok bir kazıma çizgilerle yapılmış süslemeye benzemektedir. Her iki parça da Geç Roma Döneminde sıkça görülen camın dış kısmında ya da iç kısmında traşlanarak yapılan dekorlu tabak formlarından olduğundan, İ.S. 3. ve 4. yüzyıllara tarihlemek mümkündür.

3.5.2 Kalıba Döküm Tekniğinde Tabaklar

En erken cam tabak formları İ.Ö. 8. ve 7. yüzyılda görülmeye başlanmıştır. Bu cam tabaklar kozmetikte kullanılmakta olup kalıba döküm tekniğinde yapılmışlardır. Tek kalıptan çıkan tabak formu soğuduktan sonra cam ustaları tarafından kesme ve perdahlama işlemleri yapılmaktaydı.