Cam FIRINLARI
Bilinen en erken (İ.Ö. 2.bin) cam üretim merkezleri olan Tell el Amarna
ve Malkatada camın eritilmesi için kullanılmış fırınlara ait izler
saptanamamıştır.Ancak burada derin olmayan, basit potaların sıcağa
dayanıklı tamburlar üzerine yerleştirilip ateş üzerine
yerleştirilmesinden oluşan acık-ocak sisteminin kullanılmış olduğu
sanılmaktadır.Bu şartlar altında camın tam eriyik duruma gelmesi için
yeterli ısıya ulaşması mümkün olmadığından, camın henüz macun
kıvamındayken işlendiği anlaşılmaktadır.
Camcılıkta
serbest üfleme tekniğinin icadından hemen sonraya İ.S. 1.yüzyıla ait iki
pişmiş toprak kandil üzerinde yer alan cam fırını önünde çalışmakta olan
cam ustasını gösteren tasvirler en erken cam fırınlarının görünümleri ve
yapıları konusunda önemli birer belge niteliği taşımaktadır.Bu
belgelerin biri Dalmaçya kıyısındaki Assenia, diğeri ise, İtalya
Ferrara'da ele geçmiştir. Her ki kandil üzerinde görülen fırında iki
bölmelidir. Bu bölmelerin birinde cam eritilmekte, diğerinde ise yapımı
yeni tamamlanmış olan cam vazolar konulmaktadır.Cam vazoların
yerleştirildiği bölmede , bunların yavaş soğumaları, böylece
dayanıklılık kazanmaları sağlanmaktadır.
Filistin'deki Jalame'de saptanan ve İ.S. 4.yüzyılda etkinlik gösterdiği
anlaşılan cam atölyesinde in-situ bir cam atölyesi bulunmuştur. Söz
konusu fırın yaklaşık 2.40 x 3.60 m. ölçülerinde,dikdörtgen taş temel
üzerine oturduğu; duvarların ise taş ve tuğla örgülü olduğu
anlaşılmıştır.Fırının içinde, üzerine pota ve cam eritme kaplarının
konulduğu bir setin veya tezgahın bulunduğu belirlenmiştir. Jelame'de
kullanılan cam potaların pişmiş topraktan yapılmış olmadığı, atölyede
kireç taşından, dikdörtgen biçimli eritme kaplarının kullanıldığı,
fırının üstünün ise kerpiç ve tuğladan beşik tonozla örtülü olduğu
saptanmıştır.
Jelame cam fırında, vazoların yapımları sırasında yavaş soğumaları için
bırakıldıkları güney kısmında bulunan bazı temel kalıntıları bu alanda
soğutma ile ilgili bir bölmenin bulunabileceğini düşündürmüştür.
